asdasdasdas asdassadasd1988 yılında Denizli'de Lise eğitimimi tamamladıktan sonra, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne (ingilizce) girdim. Henüz Tıp fakültesi’nde öğrenci iken Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Nöroloji’de DENVER Gelişimsel Tarama Testi’nin Türkiye popülasyonuna adaptasyonu çalışmasında yer aldım. Tıp Fakültesi sonrası Fizyoloji AnaBilim Dalında Fizyoloji uzmanlığımı aldım. Kadın adet döngüsü üzerinde çeşitli çalışmalarda bulundum. 2002 yılında 28. Ulusal Fizyolojik Bilimler Kongre komitesi jüriliğinde Genç Araştırmacılar Üçüncülük Ödülü aldım. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde ihtisasımı tamamladım. İlgi alanlarım arasında Epidural anestezi (Ağrısız) ile Doğum, Sezaryen sonrası normal vajinal doğum, Yüksek Riskli Gebelik takibi, Perinatoloji, Fetal Kalp (Ekokardiografi), İnfertilite (Kısırlık) cerrahisi, In-vitro fertilizasyon tedavisi (tüp bebek) ve minimal invazif cerrahi (Laparoskopik ve Histeroskopik cerrahi) gelmektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı zorunlu hizmetimi Ankara Çubuk Devlet Hastanesinde yaptıktan sonra yaklaşık 5 yıl özel hastanelerde çalıştım. Halen özel muayenehanede hizmet vermekteyim. Yurtiçi ve Yurtdışı çeşitli yayınlarım mevcut olup, İngilizce (iyi), İspanyolca (orta) ve Rusça (Başlangıç) bilmekteyim.

Her Myom (Rahimde Ur) Cerrahi Olarak Çıkartılmalı mıdır?

Op.Dr.Nezih DURMAZLAR

30-07-2017

Her Myom (Rahimde Ur) Cerrahi Olarak Çıkartılmalı mıdır?

Her Myom (Rahimde Ur) Cerrahi Olarak Çıkartılmalı mıdır?

Myom, rahim yapısını oluşturan kas tabakasından gelişen ve halk arasında “ur” diye bilinen iyi huylu bir tümördür. Myomlar bir bezelye tanesi büyüklüğünden basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilir. Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve uterus (rahim) içinde her yerde bulunabilirler. Sıklıkla doğurganlık çağında rastlanmaktadır. 20 ila 35 yaş arası her 5 kadından birinde myoma rastlanabilmektedir. 45 yaş üstünde ise her 2 kadından birinde myomlara rastlanabilmektedir.

 

Hiç doğum yapmamış olmak, fazla kilolu olmak, myom görülme olasılığını artırmaktadır. Myomların oluşma nedenleri tam olarak bilinememesine rağmen östrojen ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Gebelikte artan östrojen hormonu nedeni ile myom boyutları artış gösterebilmekte ve menopoz döneminde azalan östrojen hormonu nedeni ile myom boyutları küçülebilmektedir. Eğer menopoz döneminde myom boyutlarında artış saptanırsa kötü huylu tümör varlığı akla getirilmelidir.

 

Myomlar çoğu zaman rutin kontrol muayeneleri sırasında rastlantısal olarak tanı almakla birlikte, adet düzensizlikleri, ani başlayan kasık ağrısı, kısırlık, düşükler ve uzun süreli kasık ağrılarına yol açabilir. Bunun yanında myomların büyüklüğü ve rahim içerisinde yerleşim yelerine göre sık idrara çıkma, yan ve bel ağrıları, kabızlık şikayetleri de oluşturabilmektedir.

 

Rahim iç duvarına yerleşen myomlar en çok kanamaya neden olmaktadır. Rahimde myom olduğu zaman, kadında adet kanamaları artar ve pıhtılı bir kanama meydana gelir. Adet kanamalarinda çok kan kaybına maruz kalan kadının dermanı ve gücü kalmaz ve enfeksiyonlara sıkça yakalanır. Bu durumda mutlak bir jinekolojik muayene gereklidir.  Myomlar, rahim içini bozarak, rahimde şekil bozukluğu yaparak, sperm geçisini engelleyerek, rahim kasılmalarına neden olarak, ve tüplerin yapı ve fonksiyonunu bozarak kısırlığa neden olabilirler.

 

Myom düşüklere neden olabilir, bebek gelişmesine engel olabilir, bebeğin eşi zamanından önce yani hamilelik sırasında yerinden ayrılır ve bebekte hayati tehlikeler oluşturabilir, doğum sonrası kanamaya neden olarak annenin hayatını da tehdit edecek boyutlara ulaşabilir. Myomlar boyut ve yerleşim yerine göre bebeğin rahim içinde pozisyonunun da normal doğum için uygun olmayan pozisyonlarda kalmasına neden olabilir.

 

Bu nedenle rahimde myom varsa ve bir gebelik planlanıyorsa, myomun ameliyatla çıkartılması açısından değerlendirilebilir ve cerrahiden fayda sağlayacağına karar verilirse myom çıkartılabilir. Ama myoma rağmen gebelik oluşmuşsa, hiçbir şey yapmadan gebe daha sıkı ve yakından takip edilmelidir.

 

Kadında belirti ve bulgu veren ve belli büyüklüğe erişen myomların cerrahi olarak çıkarılması söz konusu olabilir ve myomların tedavisi cerrahidir, ANCAK HER MYOM AMELİYAT EDİLMEK ZORUNDA DEĞİLDİR. İlaçla tedavilerle myom boyutları küçültülebilir ancak bu durum tedavi sonrası myomların tekrar eski boyutlarına ulaşmasına engel olamaz. Myom ameliyatı düşünülen bir hastada rahim alınması da gündeme gelebilir. Bu noktada, kadının çocuk istemi, yaşı, myomların yerleşim yeri büyüklüğü bu kararın cerrahi öncesi verilmesinde etkili olacaktır. Myomların cerrahi olarak çıkarılmasından sonraki 5 yıl içerisinde %20 kadında yeniden cerrahi gerektirecek tekrarlama şansı vardır. Cerrahi sonrası kadınların jinekolojik kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

SORULARINIZ MI VAR?

Hasta bilgileri hiçbir kişi veya kurum
ile paylaşılmamaktadır.

GSM

0 535 878 37 37

FORMU DOLDURUN

Size ulaşabilmemiz için telefon numaranızı veya eposta adresinizi doğru yazdığınızdan emin olunuz

[recaptcha]

İLETİŞİM BİLGİLERİ

EGE PLAZA İş Merkezi, Mevlana Bulvarı (Konya yolu)
No: 182 / B Kat: 4 No: 15
Balgat / Çankaya / ANKARA

Tel & Fax :
0 ( 312 ) 286 95 21

GSM :
0 535 878 37 37

Anlaşmalı Kuruluşlar